SAĞLIK SINIFINA ALINDIK, FAKAT CEZALAR BÖLÜMÜNE…
SAĞLIK SINIFINA ALINDIK, FAKAT CEZALAR BÖLÜMÜNE…

Sağlık sınıfına alındık, fakat cezalar bölümüne…

Son dönemde ilk defa sağlık sınıfını kapsayan bir kanun teklifinde Veteriner hekimler yer aldı! Ama nasıl? Tıbbi hizmetlerin kötü uygulanmasından doğan sorumlulukları paylaştırmada, özü itibarıyla cezalandırmada… Belli ki tasarı sigorta firmalarının uzun zamandır yürüttükleri çalışmanın meyvesi olarak ortaya çıkmış.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan tarafından “Tıbbi Hizmetlerin Kötü Uygulanmasından Doğan Sorumluluk Kanun Teklifi” başlığıyla sunulan yasa teklifi maalesef yine veteriner hekimler için olumsuz birçok hüküm içeriyor.

Teklif ile “Tıbbi hizmet, tıbbi hizmetlerin verilişinde ortaya çıkabilecek sorunlar, sorumluluklar ve bu durumlarda yapılacaklar düzenlenmektedir” denilmektedir.

Tasarı incelendiğinde özü; hekimlere ve sağlık personeline tıbbi hatalardan doğan tazminatların ödenebilmesi için zorunlu sigorta getirilmesi olan bu yasa ile özel sigorta şirketlerine pazar yaratılmaya çalışıldığı anlaşılıyor. 

Mesleğimiz özelinden bakıldığında ise birçok açıdan içine düşülen bilgisizliğin, özensizliğin ve ben yaptım oldu anlayışının zirve noktası olmuştur.

Bilindiği gibi, veteriner hekimler olarak yıllardır sağlık çalışanı olduğumuzu kabul ettirmek için mücadele ediyoruz. Buna rağmen sağlıkçılara tanınan fiili hizmet zammı, sağlıkta şiddet yasası ve özlük haklarında yapılan düzenlemelerin dışında bırakıldık, hatta pandemi dolayısıyla sağlıkçılara sağlanan geçici desteklere bile dahil edilmedik. Gerekçe olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev almamamız gösterilmişti. Ancak yeni hazırlanan kanun teklifinde görüyoruz ki bu ayrım ortadan kalkmış.

Söz konusu taslağın sadece kapsam kısmında tek bir kez olmak üzere “veteriner hekim” sıfatı geçiyor, kalan tüm metinde ise konu sadece beşeri hekim ve insan hastalar üzerinden tartışılıyor. Yine de cezai yaptırımlar her zaman olduğu gibi veteriner hekimleri de kapsıyor! Bizi sağlık çalışanı sınıfına alarak “onore” etmişler ama buna sevinsek mi, yoksa taslağı hazırlayan Prof. Dr. unvanlı bir milletvekilinin hekimlik mesleğine bu kadar uzak olduğuna üzülsek mi bilemedik!

Kanun tasarısı hazırlamanın ciddi bir iş olduğunu hatırlatarak, neresinden tutsanız elinizde kalan ve birçok maddesi mizah sanatçıları için önemli bir kaynak oluşturacak tasarıda yer alan akıl almaz hataların bazılarını ve tasarı hakkındaki genel görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Kapsam

            Madde:2-“Bu Kanun, kamuya ve özel hukuk gerçek veya tüzel kişilerine ait ve her ne ad altında olursa olsun hastalıktan korunma, tıbbi teşhis, tedavi ve müdahale ile bu maksatlara yönelik yardımcı faaliyetlerde bulunulan yerlerde, fiili olarak çalışan hekim, diş hekimi, biyolog, eczacı, psikolog, veteriner hekim, fizyoterapist, diyetisyen, sağlık memuru, laboratuar teknisyeni, röntgen teknisyeni, diş teknisyeni, hemşire, ebe, çocuk gelişimci, protezci, optisyen ve diğer sağlık personelinin tıbbi amaçlı müdahale ve uygulamaları ile bu işlemlerden doğabilecek hukuki ve cezai sorumluluğu kapsar.”

Bütün metinde bir tek bu maddede Veteriner hekim ibaresi geçmiş, diğer maddelerde sadece beşeri hekimler ve hasta olarak da insanlar konu edilmiştir. Bu nedenle tanımlar ve temel yazım kuralları açısından bakıldığında metinde oldukça özensiz, dahası komik ifadeler ortaya çıkıyor.

Birçok maddede hasta ile müzakere edilerek izin alınması gerektiği ifade edilmektedir. Örneğin tasarının bir yerinde “hastanın tereddüdü olan konulardaki sorunlarını anlayacağı bir dille cevapladıktan sonra hastadan alınan sözlü veya yazılı izni alınır” denilmektedir. Bu metne göre biz Veteriner hekimlerin hastalarımızla müzakere dilimizi epey geliştirmemiz gerekiyor! 

Tanımlar

Madde:3- Bu Kanun’da geçen;

“Hekim: Hastaya doğrudan veya dolaylı tıbbi hizmet vermek üzere yurt içindeki veya yurt dışındaki tıp fakültelerinden veya diş hekimliği fakültelerinden birisinden mezun edildikten sonra diploması Bakanlık tarafından onaylanarak meslek icrasına izin verilen kişiyi…” şeklinde tanımlanıyor. Yani maddeye göre Veteriner hekimlerin de tıp veya diş hekimliği fakültelerinden mezun olabileceği düşünülmüştür.

“Ötanazi: Kişinin tabii yollar dışında, tedavinin kesilmesi, hayatı sonlandırıcı bir yöntem veya madde kullanımı veya bu maksadı sağlayacak herhangi bir yol ile hayatına son verilmesi talebinin sağlık personelince yerine getirilmesini…” Bu madde ile ötenazi kararını hayvan hastamız kendisi verecektir!

“Üst Kurul: Bu Kanun’la teşkil edilen ve Bakanlık bünyesinde görev yapan Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Üstü Kurulu’nu…” Burası ise ülkemizde son zamanlarda ben yaptım oldu dayatmasına en güzel örnek olmuş; veteriner hekimlerin mesleki hatalarını soruşturacak bu kurulda veteriner hekim bulunmuyor!

Madde:14- “Acil hallerde hasta sevki ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” Tasarının birçok yerinde bakanlığın yetkisi hatırlatılmaktadır. Kastedilen Bakanlık ise Sağlık Bakanlığı’dır. Yani idari olarak bağlı bulunmadığımız Bakanlık…

Madde:15- “Her türlü tıbbi hizmet ve müdahale, hastanın bilgilendirilmesi ve izninin alınması şartıyla yapılabilir. …Hastanın hayatını riske sokacak tıbbi yöntem ve girişimler için alınacak iznin yazılı olması şarttır. …Hastanın bilincinin kapalı olduğu veya karar veremeyeceği durumlarda izin, hastanın sırası ile eşinden, usulünden, fürundan, kardeşlerinden, bunların hiçbirisi yoksa sair yakınlarından alınır.”

Veteriner hekimler açısından tuhaf bir uygulama. Hastalarımızın yakınlarını tespit etmek biraz zor olacak!

Sağlık kurum ve kuruluşlarının sorumlulukları

            Madde:25- “…Sağlık kurum ve kuruluşlarında ortaya çıkan tıbbi kötü uygulamalardan birinci derecede sağlık kurum ve kuruluşu sorumludur. Sağlık kurum ve kuruluşu, tıbbi kötü uygulamaya sebep olan personeline, ödediği tazminatı kusuru oranında rücu eder.” Bu maddeyle tazminat gündeme getirilmiş ve çalışandan rücu edileceği ifade edilmiştir.

Sağlık personelinin sorumlulukları

           Madde:26- “Sağlık personeli ile hasta arasındaki ilişkide, tıbbi kötü uygulamadan dolayı zarar meydana geldiğinde hukuki sorumluluk doğar. Sağlık personeli, tıbbi kötü uygulama durumlarında sağlık kurum ve kuruluşu ile birlikte müteselsilen sorumludur.

            Yanlış uygulamayı bilerek gerekli tedbirleri almayan ve idareye bildirim yapmayan sağlık personelleri ve amir konumundaki kimseler doğacak sonuçtan kusurları ölçüsünde birlikte sorumlu olurlar.

            Hekimin hukuki sorumluluğu, yükümlülüklerini yerine getirmesi bakımından kendisine yardımcı olan diğer sağlık personelinin hizmetlerini de kapsar. Hekimin ilgili sağlık personeline kusuru oranında rücu hakkı saklıdır.

            Hekimin, hastayı tıbbi hizmet için başka bir sağlık personeline veya kurum ve kuruluşuna göndermesi durumunda, gönderdiği sağlık personeli veya kurum veya kuruluşun verebileceği zararlardan sorumluluğu, bunları seçmekte göstereceği özen yükümlülüğü ile sınırlıdır.

           Müdavi hekim, sorumluluğunda bulunan asistanın veya yardımcısının vermekte olduğu tıbbi hizmetinden müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

Bu madde ile hekimler mesleğini yapamayacak ağır bir stres altına sokulmaktadır. Veteriner hekimlik uygulamaları açısından ise mesleğimizin doğası ve bazı kötü niyetli hayvan severlerin suiistimalleri düşünülünce risk faktörü ve stres katlanmaktadır.

Zorunlu Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası, Sigorta yaptırma zorunluluğu

           Madde:32- “Sağlık personeli ve özel hukuk kişilerine ait sağlık kurum ve kuruluşları, tıbbi kötü uygulama sebebi ile verebilecekleri zararı karşılamak üzere zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırırlar.”

           Madde:33- “Zorunlu meslek mali sorumluluk sigortası, sağlık personelinin ve sağlık kurum ve kuruluşlarının kendileri tarafından yaptırılır.”

Nihayet bu maddelerde bakla ağızdan çıkıyor. Kanunla hedeflenen sigorta yaptırma zorunluluğu ve bunun mali külfetinin çalışanlara yıkılacağı ifade edilmiştir.

Ceza hükümleri

Tasarının 34 ila 45’inci maddeleri arasında ise; hasta haklarına uymama, ötenazi, çalışma ve çalıştırma kurallarına uymama, acil ve icapçı tıbbi hizmetleri vermeme, sırların ve kimliğin ifşası, tıbbi kayıtların muhafaza edilmemesi, izinsiz bilimsel araştırma, delillerde tahrifat, yetkili merciin izni olmaksızın cinsel muayene, hastalıklarda ihbar mecburiyetine uymama, tıbbi hizmetlere ticari yön verilmesi olarak tanımlanan suçlara öngörülen hapis ve para cezaları açıklanmaktadır. İlgili suçların işlenmesi durumunda; 3 aydan 15 yıla kadar hapis, 10 bin ile 100 bin TL arasında değişen para cezası ve 1 yıldan 15 yıla kadar değişen oranlarda meslekten men cezası verilebilecektir.

Ayrıntılı olarak incelendiğinde görülecektir ki bu ceza hükümlerinin birçoğu gerek Türk Ceza Kanunu, gerekse mesleki mevzuatlarla düzenlenmiştir. Ancak hala eksiklikler var ise bunlar mesleklerin kendi mevzuatlarında tamamlanabilir. Bu tasarı belirsiz ve tartışmaya açık yönleri bulunan suç kalıpları oluşturabilir. Temel amaç, hekimi cezalandırmak değil, sistemi kötü uygulama olmayacak hale getirmek olmalıdır. Diğer taraftan Anayasa’nın 40. maddesinde “Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır” hükmü bulunmaktadır. Yani bu tasarı anayasaya da aykırıdır.

Beşeri hekimlik ve Veteriner hekimlik her ne kadar tek sağlık konsepti içinde yakın disiplinler olsa da uygulama açısından önemli farklılıkları bulunmaktadır. Her şeyden önce hastalarımızın ayrı türler olması, mesleğimizin uygulanması açısından önemli zorluklar getirmektedir. Bu nedenle aynı yasa tasarısı içinde getirilmesi bilimsel açıdan sürpriz olmuş, ancak son zamanlarda mesleğimize ilişkin uygulamalar düşünülünce çok da şaşırtıcı gelmemiştir.

Bu yasanın mesleğimiz açısından getireceği sorunları iyi analiz ederek gerekli girişimlerin yapılması önem arz etmektedir. Her şeyden önce yasa hazırlanırken hiçbir Veteriner hekimin veya meslek örgütünün görüşüne başvurulmadığı ortadadır. Mesleğimiz açısından uygulanamaz ve mesleki mevzuatlarımıza aykırı olan kanunun çıkarılması durumunda toplum sağlığı, hayvan sağlığı, hayvan refahı açısından büyük zaaflar oluşacaktır. Taslağın yasalaşması halinde meslek odası olarak hukuk mücadelemizi mutlaka yapacağız.

İVHO YÖNETİM KURULU

 

ek

ONLINE BORÇ SORGULAMA
(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur
Adınız (*)
Soyadınız (*)
TCK No (*)
Üye No
 
PROJELER
ODA ONAYLI KARNELER HAKKINDA ODA ONAYLI KARNELER HAKKINDA
Sayın Klinisyen üyemiz, ODA ONAYLI KARNELER dağıtılmaya başlanmıştır.  Onaylı karne sad...
E-BÜLTEN
JIVS
MAKALELER
VETERİNER HEKİMLİĞİ YÜKSEK ÖĞRETİMİNİN 171 YILI VE KİMİ GERÇEKLER VETERİNER HEKİMLİĞİ YÜKSEK ÖĞRETİMİNİN 171 YILI VE KİMİ GERÇEKLER

Türkiye’de Veteriner Hekimliği Yüksek Öğretiminin 171.Yılı ,benim ilk kez 43...

Başa Dön
Facebook
Twitter